Üçüncü Dünya Savaşı ve Çin İran anlaşması

Üçüncü Dünya Savaşı ve Çin İran anlaşması

 

Küreselciler yarım asırdan fazla bir zamandır dünyaya sergilediği ve kendilerine göre ele geçirdiğini düşündükleri ABD gibi yeni bir ürün oluşturdular. Bu yeni ürünün ismi Çin olarak belirlendi! Bu ürün hem alternatif bir model hem de B planı olarak oluşturuldu… Çünkü yeni dünya düzeninde küresel sermaye kendine göre tüm alternatifleri düşünmüştü ve savaşın ilk fitili olan Covid-19 senaryosu ona göre tasarlanıp sahnelenmişti. Bir yandan ABD’de ulusalcılık ve milliyetçilik akımı derin ABD tarafından Trump ile başlayınca küresel güç bunun önlemini almış ve CEO Biden’ı Trump yönetimine karşı sergilemişti. Tüm sosyal medyada yine sosyal kitleleşmelerde söylemler Trump karşıtı olurken aynı zamanda Trump da bir devlet başkanlığı ünvanından ziyade bir kanaat önderi, bir lider vasfına bürünüyor ve sokak eylemleri baş göstermeye başlıyordu. Bu toplumsal milliyetçi akım sistemi Avrupa ülkelerini de sarmıştı. Bu duruma karşı küresel güç sürekli Covid-19 kurgusunu sergiliyor. Toplum psikolojisi, sokak kısıtlamaları, olmayan vaka sayıları ve ilaçlarla öldürülen insanlar. Toplumsal tedirginlik yaratarak algı operasyonları işleniyordu. Bugün bile hiçbir bilimsel verisi sergilenmeyen, bırakın bilimsel bir çalışmayı, vaka sayıları denen sayıların bile gerçekçiliği tüm dünyada tartışma konusu olan bir hastalık sokak eylemlerine göre volüm seviyesini sürekli değiştiriyordu. Avrupa ve ABD kısıtlamalar ve tedbirler adı altında hop kapanıp hop açılıyordu. Aslında gerçek olan hastalık değil, gerçek olan isyanların bastırılması gerçeğidir! 

Bir yandan bunlar olurken diğer yandan yeni alternatif ürün olan Çin bir anda kısıtlamalardan sıyrılmış, Covid-19’u yenmiş ve kuşak yol projesi kapsamında dünyada bir çok ülkeyle anlaşmalar yapıyor. Anlaşma yaptığı ülkeleri neredeyse rahmetli Kemal Sunal’ın filmindeki köy satın alır gibi ele geçiriyor, hatta içindekilerle beraber takır takır almaya başlamış bile. Biliyorsunuz bir kaç gün önce İran ile kuşak yol anlaşması yaptı ve ardından da Türkiye karşıtı söylemlere girdi. 

Şimdi İran yani persler tarih boyunca bizlere karşı hep karşıt ve zıt eylemler içinde olmuştur. Yaptığı anlaşmanın stratejik anlamda Ortadoğu için hiçbir ehemmiyeti yoktur! Aslında bu defa İran halkına ABD’ye biat etmemiş görünüp Çin ile sözüm ona anlaşma yapmış gösterip, şartnameyle para almıştır yani tefecinin kucağına oturmuştur. Önümüzdeki aylar içerisinde bu durumun İran da iç isyanın başlangıcı olacağını göreceksiniz. Küresel akıl silahla, savaşla, kayıpla değil tek bir kurşun bile atmadan stratejik hamleyle İran’ı içeriden bir değişime zorlayan adım atmıştır… Ve önümüzdeki aylar içerisinde İran’da iç kargaşanın yaşanacağını gözlemleyeceksiniz ki, şimdiden muhalefetliğe soyunmuş yeni oyunculara bu anlaşma bir malzeme olarak verilecek ve bu malzeme içsel sorun yaşatarak insanları kışkırtmaya, İran’ı tamamen yok etmeyi hedefleyen sürecin başlamasına sebep olacaktır….

Evet Çin… Asla ama asla ulusal bir minvalde başarmış bir ülke değil! Aslında Çin artık Çin halkının değil! Kendisini dünyanın yeni gücü olarak gören Çin devletinin olası bir Türkiye karşıtlığı üç beş soytarı Çinlinin hezeyanlarından ibarettir. Bu ifadeleri bir Türk olarak, bu ülkenin bir evladı olarak söylemiyorum hem jeopolitik anlamda mümkün değildir. 

Şimdi ulus milliyetçilik ateşi baharla beraber yanmaya devam edecek. Avrupa halkı ve kovboy Trump komutasındaki birleşkeler sokaklara dökülecek ve küresel sermayenin şirketleri piyonları teker teker toplumların ayaklarının altında ezilecek. En büyük bedeli özellikle şu an Avrupa’da bulunan liderler ödeyecektir! ABD’ye bağlılık yemini eden o liderler en büyük bedeli ödeyecektir! Ulusalcılık ve milliyetçilik hem Avrupa’da hem ABD de küresel sermayenin tüm tezlerine karşı bir antitez olarak sunulacaktır. Aslında üçüncü dünya savaşı gerçekte bir toprak ve egemenlik savaşı değildir. Üçüncü dünya savaşı bir varlık savaşıdır! Üçüncü dünya savaşı insan nüfusunu azaltmayı hedefleyen ülkeleri, devletleri, bayrakları, inanç sistemlerini tüm bu ayraçları ortadan kaldırıp tek düze bir devlet sistemiyle dünyayı yönetmek isteyen, politik işleyişte şu ana kadar ülkeler üzerinde elde ettikleri başarıyı halkların üzerinde de elde etmek arzusuyla bir avuç şuursuzun başlattığı bir savaştır. Yalnız dünya onların arzuladığı gibi bir hal almayacaktır! Kazanan milletler olacaktır, kazanan toplumlar olacaktır!…

Çin konusunda insanlarımız hep düşüncemi merak etmektedir, ben de bu düşüncemi şairin iki satır sözüyle ifade edeyim istedim…

 

Madem ki unuttunuz Kür Şad adlı Çeriyi, 

Hatırlatırız size yağmur kokan o geceyi…

 

Bre beyni sulanmış gafil… 

Türk senin genlerine kromozomlarına ek ilave olarak kodlanmıştır… 

Yediden yedmişinize Türk denildiğinde ürperti kaplar içinizi… Bak atalarına!…

 

Kaan Sarıaydın

Bu gönderiyi paylaş