Sedat Peker olayında gerçekler

Kaan abi Sedat Peker olayı ile ilgili ne düşünüyorsun, senin fikrini merak ediyoruz diye çok fazla mesaj aldım… Peki sizi kırmayayım yazayım…
Sevgili canlar, ben şahsı bire bir tanımam ama tabi ki ben de videoları izliyorum ve her iki tarafın ki şunu çok iyi bilin diğer taraf devlet değildir! Hamlelerine bakıyorum. Benim bu süreçte söyleyeceklerim:
Sedat Peker bir şahıs, vatanını milletini seven, şimdiye kadar yaptıkları söyledikleri açısından ne devlet düşmanlığı yapmış ne sebi sübyana sapıklık yapmış biri değildir. Öncelikle bir insan. Bu insan bir suç lideri de olabilir, bir suçludur veya değildir ama son zamanlarda ailesine karşı yapılanları sindiremeyen birisi. Bu haksızlık ki, ben de öyle diyorum bu bir haksızlık. Şimdi çocuk kandırmayalım, kişinin yurt dışında olduğunu devlet bilmiyor mu? Biliyor. Gece veya sabahın köründe mahremine giriyorsunuz ve evde bebek var, küçük kız çocuğu var ve kendi anlatımıyla söylüyorum mahrem odaya erkek polis memurlarıyla girilmesi doğru mu? Değil. Vatan haini mi bu adam? Hayır değil. İşlediği suçlar ki işlemişse, ne olabilir? Katalog suçlardan bazıları. Ama tüm bunlara rağmen ailesine yapılanları hazmedemeyen bir baba, bir eş, bir aile reisi, bir insan bu adam. Bu insan bu suçları son bir yılda mı işledi? Yani daha önce benimde gözlemlediğim konvoylar eşliğinde şehir şehir gezen, mitingler yapan, darbe gecesi de sonrası da devletinin ve hükümetinin yanında olan bir insandı. Bir bakan gibi, vali gibi, siyasi bir lider gibiydi. Kendi duygu düşüncesi doğrultusunda yönünü belirlemiş ve inandığı uğurda yaşamına devam eden bir insandı. Bir anda tüm oklar üzerine çevrildi, düşman ilan edildi. Suçlu olduğu söyleniyor. Olabilir. Bu bir isnattır, yargıya gün gelir hesap verir ve cezası varsa çeker. Ama devletin makamlarında oturmuş, devletin gücünü, kolluğunu, imkanlarını şahsi hesapları için kullanan varsa, asıl suçlu o kişilerdir. Bu arada Sedat Peker’in karşı taraf için kullandığı, derin devletmiş falanmış  gibi ithamları da doğru değil. Bu ülkenin isimsiz kahramanlarını aşağılayan bir üslupta bulunur gibi ki, böyle olmadığını açıklasa bile anlatımı bu çağrışımı yapıyor, eğer ki maksat bu ise asla ne haddidir nede hakkıdır. Karşısındaki insanların ünvanı devlet değildir! Bireylerdirler! Mehmettir, Beraattır, Alidir, Velidir. Önemi yok. Devlet kavramını kişilerle bütünleştirmemek lazımdır. Ayrıca iddiaları karşısında sadece yalanlardan ibarettir açıklaması bir tarafın savunmasıdır ama yalanlardan ibarettir söylemi yargıya ait değildir!
Suçlu veya suçsuz, tarafların yargı karşısında hesap vermesi gerekir.

Bu gönderiyi paylaş