Sabır …

İnsanlar kime inanacağını, neye inanacağını bilmeyen, sırf önünü görebilme, yarınlarını şekillendirebilme adına ekranlara çıkan insanları dinleyerek bilgiler edinerek en azından en az hata politikasını güderek yaşamında ilerlemeye çalışan insanlar; o kadar büyük bir bataklığın içinde buldular ki kendilerini ve bu durumdan o kadar muzdaripler ki, zaten içinde bulundukları durumlar psikolojik sarsıntılar yaratmışken, bir yandan devlet karşıtlığı söylemler, bir yandan felaket tellalcıları yani işin özü kime inanacaklarını, neye itibar edeceklerini bilmiyorlar bile. Sürekli komplo teorileri, aynı yüzler, aynı fragmanlar YouTube’dan ne kadar çok izlenme elde edersem cebime o kadar çok dolar koyarım derdinde olan insanlar. Palavraların biri bitiyor biri başlıyor, devlet karşıtlığı ve küreselci sevdası, hatırlar mısınız elektrik kesintileri olacak mum toplayın diyenler, kıtlık geliyor öleceğiz, tuvalet kâğıdı alın diyenler, çekirgeler böcekler istilası olacak diyenler, suni güneş yapıyorlar diyenler ve sürekli saçma sapan birçok algı değişimi yapacak komplo teorileri ortaya koyanlar, yaşamlarında titresi olmayan, çoğu geçmişi bile olmayan, sıfır bir geçmişle veya kirli geçmişlerle sürekli ama sürekli topluma pis düşünceleri empoze eden insanlar ve yorgun argın toplum… Yani ne kadar çok izlenme o kadar çok para mantalitesi ve kandırılmış yığınlar! Rabbim bu aziz ülkenin can insanlarına yardım etsin, feraset versin, güç versin ve gözlerindeki perdeleri kaldırsın inşallah…

Can kardeşlerim; vatanın delisi olmak, vatanın ve vatandaşın delisi olmak, karanlıklara ve karanlık zihniyetlere karşı olmak erdemliktir, mesuliyettir…

Öyle yaralı ki bu aziz devletim, düşmanın tankı tüfeğiyle değil, içindeki hainlerin temiz gönüllere sirayet eden mikropluklarından dolayı yaralı. Bu aziz devletimin vücudu dışarıdan gelecek mikroba, yaraya, bereye karşı bağışıklığı güçlüdür ama ne yapacağız sevgili canlar? Önümüze bakacağız ilerleyeceğiz ve bu aziz devletin vatandaşlarına, sonra aziz kandaşlarımıza, sonra dünyadaki mazluma doğru ilerleyeceğiz, gönüllere doğru ilerleyeceğiz! Tabi ki bu süreçte dikenler olacak! Tabi bu süreçte rahatsızlıklar olacak! Tabi ki birilerinin tekerine çomaklar sokacağız! Tabi ki birilerinin sahiplerine, bakın işinizi iyi yapmıyorsunuz sizler korkutuyorsunuz, sizler teorileri bu millete yediriyorsunuz diye hesap sorulduğunda tabi ki onlar da kulakları çekilmiş bir şekilde saldıracaklar ama biz ne yapacağız? İlerleyeceğiz! Sizler merak etmeyin heybem dolu benim! İlerledikçe, gönüllere girdikçe, gönülleri feth ettikçe çırpınacaklar! Hani derler ya, bir kurt bin iti havlatmazsa adam değildir diye…

İlerleyen zamanda adrenalin seviyesini yükselteceğim!

O zaman doruklara doğru ilerleyeceğiz! Şimdilik karanlık ve kurak vadilere itilmiş kandırılmış gönülleri aldatıldıklarını kabullendirelim, kötü alışkanlıklarından vazgeçirelim, sonra ilerleyip doruklara doğru tırmanacağız. Ardından atalarımızdan bize emanet bu aziz devlete mesuliyetlerimizi yerine getireceğiz. Sonrasında bu ülke sevdalılarına karşı, bu ülkeye gönül vermiş, ömür vermiş, can vermiş ecdadımıza karşı mesuliyetlerimizi yerine getirmiş olacağız…

Ben, Kaan Sarıaydın, henüz başlamadım sevgili canlar. Henüz başlamadım!

Beni bir teorisyen olarak görmeyin! Öyle dünyada yaşayacakları önceden bilen biri olarak ta görmeyin! Bunlar benim tanımlanmam için yetersiz ifadeler. Az kaldı, hele bir devletine karşı hain sürülerinin bukalemun gibi renk değiştirip toplumun, can kardeşlerimin kirlenen gönüllerini bir temizleyelim, kırgınlıkları biraz daha gidereyim, siz beni o zaman görün! Bakın çil yavrusu gibi dağıtacağım onları! Bırakın onları, bu ülkede kirli siyaset güden vesayet altında hareket eden, bu aziz devleti bu şahlanışı kirletmeye çalışanların bile kirli yüzlerini ortaya çıkaracağım! Cumhuriyet tarihinden beri görülmemiş yaşanmamış durumları yaşayacaksınız! Onların sahiplerinin onlara verdiği ajandaları hangi zamanda ne yapacaklarını sizlere önceden bildireceğim! Daha bunlar ne ki sevgili canlar? Zülfikâr sallayacağım bu aziz milletin gönlüne, aklına, dil uzatanlara! Az kaldı canlar az kaldı! Emin olun bundan. Buradan, diğer sosyal mecralardan öğreneceğiniz bilgiler ispatlarıyla tüm gönülleri feth etmeye yetecektir…

Ayrıca inşallah bu aziz millete, dünyanın her yerindeki canlara sadece bilgi değil aynı zamanda eğitimler vereceğiz. Bir olacağız, bin olacağız, milyonlar olacağız, devletlerimizin yanında olacağız ve oyunları bozacağız inşallah!…

Canlarına kurban olduğum canlar… sevgiyle kalın… Allah’a emanet olun.

 

Kaan Sarıaydın

Bu gönderiyi paylaş