Nato zirvesi ve masonlar

Sevgili canlar, malum bir gün sonra Nato zirvesi var ve bu zirve ülkemiz açısından çok önem arz etmekte. Sizlere zirvenin sonuçlarını aktarmadan önce Nato ve mason ilişkisinden bahsetmek istiyorum.

Çok uzun yıllardır aklımıza dilimize yerleştirilmiş bir söz vardır üst akıl diye.

Kim bu üst akıl? 17.yüzyılın başlarında ilk loca kuruluşuyla dünya toplumlarına kendilerini statüleştirmiş zenginler ve elitler görselini ortaya koyan masonlar dil, din, ırk gibi kavramlardan arındırılmış bir düşünce yapısıyla kurulmuş. Amaç dünya hakimiyetine sahip olmaktır. Bugün ısrarla küreselciler diye adlandırdığım kitle işte bu mason kuruluş amacını güden ve atalarından aldıkları misyonu taşımaya niyet etmiş kitlelerdir. Bütün dünyada tüm yönetimlere sirayet etmiş, içeri sızmış ve bukalemunluğunu belli etmeyen profesyonel eğitilmiş kişilerdir. 1.dünya savaşı sonrası döneminde merhum Vahdettin bu durumun farkına varmış ve Gazi Mustafa Kemal’i görevlendirmiş ama karşıt gibi bir planlamayla Cumhuriyet’in kurulumunu nihayete erdirmiştir. Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk gibi bir dehaya binlerce yıllık Türk sancağının devamı konusunda hamleleriyle yardımcı olmuştur. Tarihe baktığınızda Abdülhamit Han’ın cenaze namazını bile bir masona kıldırtacak kadar her yere sirayet etmiş bu üst akıl denen zihniyet Abdülhamit Han’ın cenaze namazını Musa Kâzım Efendi’ye kıldırtmışlar ve ilk mason şeyh’ül-İslâm olarak da atamışlardır. Bugün tüm dünyada localarıyla, kurumsal görülen yapılarıyla aslında bilgi toplamak ve ülkelerin eğitim seviyesi yüksek, ekonomik anlamda değerli ve bunlardan hiç biri yoksa bile zeki insanları kontrollerinde toplamak bile çok ince düşünülmüş ayrıntılardır.

Sevgili canlar, aslında bildiklerimi anlatmak, yazıya dökmek çok istiyorum ama zamanı gelmediği için sadece kısmi bilgilerle sizleri mümkün mertebe bilgilendirmek niyetindeyim ki, bilirsiniz sizlere daha önce de söyledim yine söylüyorum; ben bunların tüm oyunlarını biliyorum, tüm sistemlerine vakıfım. Bugün tekrardan görevi devraldı üst akıl denen yapı ve Türkiye Devleti’nin 2023 yılı yani Cumhuriyet’in bir asırlık doğum gününü kutlamaması için çok fazla çaba sarf etmektedirler. Bir yandan toplumsal algı bozukluğu yapma adına ellerinden geleni yapmaktalar, diğer bir taraftan Nato zirvesi öncesi savunma sanayinde bağımsızlığa doğru ilerleyen ve kısa sürede tarih yazan, bulunduğu coğrafyada dengeleri bozan, söz dinlemeyen, uslu olmayan, sınırlarını bilen hakkını bilen Türkiye’ye Nato kartını göstermeyi arzu etmekteler. Evet, yaşanacak Nato zirvesinde S-400 için keskin cümleler kuracaklar, hep bir ağızdan aynı şarkının nakaratlarını söyleyecekler ve asıl sorun onlar için savunma sanayinde Türkiye’nin aldığı siparişler! Güvenliğimizi tehdit ediyor Türkiye diye, Nato üyeliğini gözden geçirelim diye tehdit edecekler! Sizin anlayacağınız 2023 öncesi tüm kartlar oynanacak.

Sevgili canlar, Nato zirvesi, ABD başkan görüşmesi, plandemi süreci tüm bunlarla yetinilmemekte toplumsal algı sürekli içsel bir kaosun oluşması yönünde. İnşallah aziz devletimiz güçlüdür, halkı kadirşinastır. Tarih boyunca çok badireler atlattı bu aziz topraklar. Sadece Türkiye değil tüm dünya devletlerini ablukasına almak isteyen bu yapı oyunlarına devam etmektedir. Sizler Nato zirvesinde halklarını devletlerini düşünen dünya liderleri olduğunu zannetmeyin. Onların hemen hepsi seçilmiş CEO’lardır ve görevlerini yapmaktadırlar. Bugün küresel güç nerdeyse bir asırı bulacak bir sorun olan Türkiye’ye karşı dahili ve harici tüm enstrümanlarını kullanmaktadır. Demokrasiye katkı sağladığını beyan eden STK yapılanmalarıyla, ülkelerin başına atadıkları personelleriyle, kurguladıkları entrikalarla tamamen alan daraltmayı arzu etmektedirler.

İnşallah Kızıl Elma Ocaklarım ve enstitülerimizle çok hızlı ve güçlü bir şekilde bu oyunları sonlandıracağız. Yakın bir zamanda ülke ülke açılışlarımızı yapacağız. Platform projemizle şirketlerimizi ve insanımızı ekonomik anlamda ilerleteceğiz ve dünya ile bütünleştireceğiz.

Hedef Kızıl Elma canlar…

Aşk ile…

Bu gönderiyi paylaş