Dünyada oynanan kirli oyunun dermanı

Yine ilk olarak buradan Mavi Gazetem’den haber olarak paylaştığım Evergreen sürecinin  perde arkası haberi Mavi Gazetem’in haber olarak servis edilmesine neden oldu. Dünyanın hemen her yerinde tüm dillerde bir mihenk taşı oldu sizin anlayacağınız haber haber oldu… 

Görüyorsunuz, değil mi? Dünyada oynanan oyunlar hakkında toplumlar bağlı bulundukları devletlerin nasıl bir süreç içerisinde hareket ettiğinden habersiz. Dünyada bir ilk aslında. Avrupa Türkiye’de daha çok yeni dijital bir haber portalından edindiği bir bilgiyi, haber alıyor ve bu bilgi sanal sanayi sayesinde sürekli ihraç ediliyor. Akabinde Amerikalısı, Almanı, İngilizi, Fransızı ve birçok ülke vatandaşları binlerce mail ve telefon ile iletişime geçmek, sürekli bilgilenmek istenmekte ve teşekkür etmekte… 

 

Burada sorulması gereken birçok soru var. Gerçekten Avrupa’da, ABD de ve dünyanın birçok ülkesinde devlet işleyiş mekanizmaları eksen mi değiştirdi? Yönetenler ve yönetilenler arasında bu kadar uzaklığın nedenleri nelerdir? Bunlardan başlamak istiyorum ilk olarak. Bir taraftan Avrupa’yı değerlendirirken diğer bir tarafta kendi vatanım içinde değerlendirmeler yapacağım…

 

Avrupa eski ismiyle haçlı birliği, Almanlar, İngilizler, Fransızlar, İtalyanlar ve diğer bölgelerin tamamının halkları ile yöneticileri arasındaki tüm bağlar kopmuş çünkü halk aynı ama yöneticilerin hemen hepsi şirket personeli. Hangi şirketin? Tabi ki şu an yeni dünya düzeninde tek söz sahibi olmak isteyen tekno silah kullanımlarıyla dünya nüfusunu azaltmak isteyen, inançsız, bayraksız, ulussuz bir devlet modellemesi projesini ihaleye çıkarmış olan küreselcilerin şirketinin yöneticileri… 

Ey Avrupa bir ateşin içerisine doğru gidiyorsun, sorgulamıyor, sorgulanıyorsunuz ve gün geldiğinde bu CEO’lar sizlerin ülkelerinizi nasıl bir uçuruma götürdüklerini göreceksiniz! Bilimsel hiçbir kanıtı olmayan Covid-19 palavrasına itibar ediyor, kapanmalara karşı sessiz kalıyorsunuz. Oysa ölüyorsunuz! Sizler her gün biraz daha ölüyorsunuz, bedenen değil, etnik olarak ölüyorsunuz! Millet olarak ölüyorsunuz! Yöneticileriniz ABD’ye bağlılık yemini ediyor. Hem de ABD’ye değil küreselciye biat yemini ediyor! ABD zaten sürekli dışarıya karşı güçlü görünme gibi çaba sarf etse de vefat eden o siyahi kardeşimizin dediği gibi nefes alamıyor vaziyette!…

 

Evergreen konusunda paylaştığım bilgiler dünyada çok ses getirdi ve gerek ülkemden ve diğer dünya ülkelerinin vatandaşlarından bu konu hakkında tüm gerçeklikleri paylaşmam istenmektedir. Tabi ki Evergreen’in perde arkasını anlatmaya devam edeceğim ve 21 Nisan Çarşamba günü tekrardan tv programı olacak, saat 23:30 da. Bu programda küreselcilerin kirli planlarını deşifre edeceğim…

 

Gelelim kendi vatanıma; evet, benim ülkemde de Covid-19 sorgulanamıyor! Benim ülkemde de yasaklar insanları delirtti! Benim ülkemde de insanlar maalesef aynı sistem içerisinde ölüyor! Benim ülkemde de maalesef her gün 60 bin kişiye bu tanı konuyor ama kim bu insanlar? Bu veriler nasıl elde ediliyor? Muamma. Benim ülkemde de insanların burnuna çubuk sokularak tanı konuyor. Benim ülkemde de insanlar aşı maskaralığına maruz kalıyor. Benim ülkemde de maalesef  buruna sokulan bir çubukla tanı koyulup günde 8 adet ilaç kullanılıyor. Evet, maalesef böyle ama benim ülkemde sizinkinden fazlası var. Nedir biliyor musunuz? Siz sadece sizi yönetenler tarafından mağdur ediliyorsunuz ama benim ülkemde hamdolsun yönetenler ABD’ye biat etmiyor, bağlılık yemini etmiyor. Benim ülkemde her zaman sizlerin ülkelerinize atanmış yarım asırdır sizleri yöneten şirket yöneticileri sürekli benim ülkemde hain besledi büyüttü. Sizin size göre devlet yöneticileriniz, bana göre şirket yöneticileri benim ülkemde darbeler yaptırdı, devalüasyonlar yaptırdı, kardeşi kardeşe kırdırdı! Size sürekli güçlü olduğunuz yalanını söyledi. Oysa her gün ülkelerinizin egemenlik hakları hiç oldu, gırtlağınıza kadar patronlarına borçlandırdı sizinkiler sizlerin vatanınızı yani evinizi elinizden almaya niyetli! Sizler umurlarında değilsiniz! Ama benim ülkemde yarım asırdır tüm yöneticilerimiz sürekli sancak devri yapar gibi bu aziz millet için her şeyi yapmaya çalıştı, doğrusuyla yanlışıyla. Sizler iki dünya harbi sonunda savaş bitti deyip sanayiye yöneldiğinizde sizi yönetenler bizleri bugün bile yine iki dünya harbi psikolojisinde tuttu. Sizler ekonomik refahı seçtiniz, bitti bu iş dediniz. İyi maaşlar, iş imkanlarıyla ferah bir hayat sürerken uyutuldunuz! Üç beş tefeci aile vatanlarınızı aldı! Sizler uyudunuz! Ama bu aziz millette devlet adamlığı yapmış her yönetici önce vatan dedi! Bu aziz millet önce vatan dedi! Bu aziz milleti yönetenler önce vatan dedi!… 

Evet, bugün bizde maalesef bu Covid-19 plandemisini yaşıyoruz ama sizin kadar değil. Hani sizler medeniyet, ilim, demokrasi, insan hakları diyorsunuz ya, sizlerin kendi hayatlarınıza saygınız yok! Olsaydı susmazdınız, biat etmezdiniz… Bizler size güvenmemeyi öğrendik. Bizler ekonomik olarak zor bir sürece girmiş olabiliriz. Bizler maalesef içimizdeki yüzde 30’a yakın haine rağmen, klavyenin başında açız aç diyen palavracılara rağmen, içimizdeki ve dışımızdaki hainlere rağmen çok güçlüyüz. Sizler ve sizi yöneten şirket çalışanları bunun farkında… 

Evet, sizlere tüm gerçekleri anlatacağım; hem aziz milletime hem de siz Avrupa halklarına. Merak etmeyin tüm gerçeklikleri anlatacağım. Aynı zamanda sizlere içinde bulunduğunuz hastalığı anlatırken diğer bir yandan eyvah aldatıldık dediğinizde ilacınızın nerede olduğunu da anlatacağım. Sizlerde Anadolu’nun aziz halklarının bulunduğu devlet olan Türkiye diyeceksiniz. Biliyorum çok fazla iddialı bir söz gibi algıladınız. Bu Türkiye mi diyor da olabilirsiniz. Gerçi son yıllar Türkler uyandı söylemi tüm Avrupa’da hayat buldu ama yine de bu sözlerimi not edin! Bu aziz millette bulacaksınız dermanı…. 

Sevgiyle kalın….

 

Kaan Sarıaydın

Bu gönderiyi paylaş