Ayakkabı fiyakalı ama çorap delikmiş

Tamam biliyorum bıktınız, yoruldunuz, daraldınız ama ne yapayım bende mi susayım, sizlere gerçekleri anlatmayayım mı? Çocuklarımızın yarınları için, bizden sonraki nesil için onlara atalarımızın bizlere bıraktığı bu kutsal toprakları, bu canım devleti içten dıştan tümör gibi her tarafını sarmışlarken yazmayayım mı? Kusura bakmayın, ben anlatayım da sizler bu bilgileri etraftakilerinize paylaşın ve iletin…
Biliyor musunuz Tik Tok bir proje şirketidir? Toplumların nabzını tutan, bunların raporlamasını yapan, hatta algıda yön değiştirme, dikkat dağıtma işlevi gören ve Türkiye açısından bunlardan ziyade örf, anane, ahlak gibi değerlerin değersizleştirmesini sağlayan, anket şirketlerinden farkı sadece soru yöneltmeyen direk yön değişimi, eksen değişimi yapan bir oluşum. Yalnız işini çok iyi yapıyor! Türkiye değerlendirme raporunda genç neslin çok izlenme adına tüm şaklabanlıkları yaptığı, bunların bir kabiliyetmiş gibi algılandığı genç neslin kültürel değerlerden son derece yoksun olduğu, yine genç neslin paylaşımlarında kültürel ve milli değerlere atıfta bulunma hatırlatma, bu değerlerle övünme gibi vurgusal paylaşımların binde bir oranında bile olmadığını raporlanmış. Ama dakikayı bulmayan paylaşımların izlenme oranları ise Türk yayın organlarının ve ülkesel konularla haber ve bilgi programlarının izlenme oranları kıyaslandığında Tik Tok şaklabanlığının yüzde doksan sekiz daha fazla olduğunu raporlamış.
Şimdi deniyor ki, nedir yani Kaan Bey, bu hastalık yok mu, yalan mı? Devleti yönetenlerde mi yalancı, onlarda mı oyunun bir parçası diye sorular yağmur gibi geliyor. Evet, bir virüs var! Ben yoktur demiyorum ama virüs gerçek, gerisi yalan!…
Karşıt olmak nedir? Bildiğin bir doğruyu savunmaktır! Ben bunu bir sonraki tv programında da dile getireceğim ama öncesi buradan da sizlerle paylaşmış olayım. Bir yandan hekimler, bilim kurulu üyeleri, devlet yetkilileri çabalıyorlar doğruları nedir? Toplumun sağlığı değil mi? Evet, toplumun sağlığı. Tamam böyle aldık böyle kabul ettik. Peki ben ve benim gibi düşünen, hekimler olsun toplumun sözüne ilmine bilgisine itibar ettiği insanlar olsun. Bizlerde bunun küresel bir yalan olduğunu savunuyoruz ve bu konuda yırtınıyoruz, değil mi? Ben kendi adıma konuşayım; ben hissiyatlarımla değil ilmim ve bilgimle konuşuyorum. Tüm basın gelsin, Türkiye’deki tüm kanallar gelsin beni yoğun bakım ünitesinin olduğu yere soksunlar, ta ki benim testim pozitif çıkana kadar. Sonrasında asla ama asla ben verilen ilaçları kullanmayacağım ve bir evin içinde yalnız kalayım, 10 gün, 20 gün, 30 gün, ne kadar süre belirlerlerse belirlesinler. Sonra yine kameralar önünde açık, şeffaf, ortak komisyon hekimlerin huzurunda yeniden beni test etsinler. Bende bu hastalığın değil, uygulamanın insanları öldürdüğünü ispat edeyim. Ha yanıldım öleceksem öleyim. Bunun için gerekli imzaları da atayım, hiç sorun değil. Yeter ki gerçekler gün yüzüne çıksın. Yeter ki korkutan tablo bugün 400 kişi Covid’den öldü yalanları bitsin. Yeter ki küreselcilerin bu kirli oyununa tüm insanlık huzurunda nokta koymuş olayım. Sözümün eriyim arkasındayım!…
Bu teklifim kabul görür veya görmez ama ben durmadan yılmadan her şeyi anlatacağım. İnşallah anlamak istemeyen vatandaşından ülke yöneticilerine kadar herkes elbisenin güzel, gömleğin çok güzel ve ayakkabının fiyakalı ama çorabın delik olduğunu görürler. Ayakkabının içinde çorabın deliği görünmez ama düğün dernek bitince, el ayak çekilince ayakkabı illaki çıkacak ve delik görülecek. Bunu bilsinler. Yeter ki gerçekler gün yüzüne çıktığında bu aziz milletim bir kez daha yine mi demesin! Ev millettir, dedim ya, düğün dernek bitince, eve gelince ayakkabı çıkar efendiler, o zaman delik çorap ortaya çıkar…
Pazar günü akşamı Mavigazetem Instagram hesabından canlı yayın programım olacak. Programda kripto dünyası, yarınlarda ekonomi, tarım, küresel entegrasyon, tüm ülkelerde büyük şirketler için hazırlanmış çöküş süreçleri, yeni dünyada politika, yeni dünya yönetim şekilleri, yarınlarda başarının sırları ve daha fazla konularla ilgili bir Instagram yayınımız olacak. Kaçırmayın derim…
Volümü yükseltiyorum sevgili canlar. Size düşen amfileri bağlamak….
Allah’a emanet olun.

Bu gönderiyi paylaş